Parfüm Türkçe mi ?

Duru

New member
Parfüm Türkçe mi? Kelimenin Kökeni Üzerine Eleştirel Bir Bakış

Parfüm Türkçe mi? Benim İlk Dikkatimi Çeken Nokta

Bu konu ilk bakışta oldukça basit görünüyor: “Parfüm Türkçe bir kelime mi?” diye soruluyor ve insanın aklına hemen “Hayır, Fransızca” cevabını vermek geliyor. Ben de günlük hayatta “parfüm” kelimesini o kadar doğal kullanıyorum ki, kelimenin kökenini düşünmeden konuştuğumu fark ettim. Bir mağazada “şu parfümü deneyebilir miyim?” derken ya da bir arkadaşın “hangi parfümü kullanıyorsun?” sorusuna cevap verirken kelimenin yabancı kökenli olduğunu hissetmiyoruz bile.

Fakat burada önemli bir ayrım var: Bir kelimenin kökeninin Türkçe olmaması, o kelimenin Türkçenin parçası olmadığı anlamına gelmez. Bence tartışmanın en çok karıştırılan noktası tam olarak bu. “Türkçe mi?” sorusuna yalnızca “kökeni nedir?” üzerinden cevap verirsek eksik konuşmuş oluruz. Çünkü diller tarih boyunca birbirlerinden kelime alır, aldıkları kelimeleri kendi ses ve dil bilgisi sistemlerine uyarlar ve zamanla onları kendi günlük kullanımlarının doğal bir parçası hâline getirir.

Kelimenin Kökeni: Fransızca Parfum

Bugünkü bilgiler, “parfüm” kelimesinin Türkçe kökenli olmadığını açık biçimde gösteriyor. Türkçedeki “parfüm”, Fransızca parfum kelimesinden alınmıştır. Türkçe üzerine yapılan akademik çalışmalarda da “parfüm”ün Fransızca kökenli olduğu belirtilmektedir. Örneğin kozmetik ürün adlarının Türkçeye farklı dillerden ödünçlenmesini inceleyen güncel bir çalışmada, “parfüm” sözcüğünün Fransızcadan Türkçeye geçtiği açıkça ifade ediliyor.

Fransızca parfum ise daha geriye götürüldüğünde Latincedeki per fumum yapısıyla ilişkilendirilir. Buradaki per “aracılığıyla, içinden” gibi anlamlar taşıyan bir edat/önek, fumus/fumare ise duman ve tütsüyle ilişkili bir kök ailesidir. Dolayısıyla parfüm kelimesinin tarihsel hikâyesinde “duman yoluyla” veya “duman aracılığıyla” fikri bulunur. Anadolu Ajansının Fransa’daki parfüm kültürü üzerine haberinde de kelimenin Latincedeki per fumum ifadesiyle bağlantısı bu şekilde aktarılıyor.

Ancak burada da dikkatli olmak gerekiyor. İnternette kelimenin kökeni anlatılırken bazen “parfüm = önceden kokan” gibi oldukça yaratıcı fakat bilimsel açıdan sorunlu açıklamalarla karşılaşılabiliyor. Böyle açıklamalar kulağa hoş gelebilir, hatta kelimeyi akılda tutmayı kolaylaştırabilir; fakat etimoloji, kelimeyi rastgele parçalara ayırıp bugünkü anlamından hareketle hikâye üretmek değildir. Güvenilir bir köken açıklaması, tarihsel biçimleri ve ses değişmelerini karşılaştırmayı gerektirir.

Peki “Türkçe Değil” Demek Ne Kadar Doğru?

Burada benim itiraz ettiğim nokta, “parfüm yabancı kelimedir, o hâlde Türkçe değildir” şeklindeki kesin yargı. Eğer “Türkçe” sözcüğünden “Türkçe kökenli” anlamını kastediyorsak cevap nettir: Hayır, parfüm Türkçe kökenli değildir.

Ama “Türkçede kullanılan bir kelime mi?” diye soruyorsak cevap yine nettir: Evet.

Türkçenin söz varlığında yalnızca Türkçe kökenli kelimeler bulunmaz. Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca, Yunanca, İngilizce ve başka dillerden alınmış binlerce kelime bugün Türkçenin kullanım alanı içerisindedir. Türk Dil Kurumunun sözlük yaklaşımı da kelimelerin köken bilgisinin ayrıca gösterilebildiğini ortaya koyuyor. TDK, Batı dillerinden Türkçeye geçen kelimelerde kaynak dili ve özgün biçimi köken bilgisi kapsamında belirtmektedir.

Bu nedenle “parfüm Türkçede kullanılan Fransızca kökenli bir kelimedir” demek, bana göre “parfüm Türkçe bir kelimedir” demekten daha bilimsel ve daha açıklayıcıdır.

Çünkü iki farklı şeyi birbirine karıştırmamış oluyoruz: köken ve kullanım dili.

“Öz Türkçe” Olmaması Bir Sorun mu?

Forumlarda bu tür konular açıldığında tartışmanın kısa sürede “öz Türkçe kelimeler kullanalım” noktasına gelmesini anlayabiliyorum. Dil konusunda hassasiyet göstermek kötü bir şey değil. Hatta bence dilin tarihini ve kelimelerin nereden geldiğini bilmek son derece değerli.

Fakat burada stratejik düşünmek gerekiyor. Günlük hayatta insanların anlaşmasını sağlayan bir kelimeyi yalnızca yabancı kökenli olduğu için kullanımdan çıkarmak gerçekten gerekli mi? Üstelik yerine önerilecek Türkçe karşılığın toplum tarafından benimsenmesi gerekiyor.

Mesela “parfüm” yerine yalnızca “güzel koku” demek mümkün mü? Anlam açısından belirli bağlamlarda mümkün. Fakat “güzel koku” ile “parfüm” her zaman tam olarak aynı şeyi karşılamıyor. “Güzel koku” çok daha geniş bir kavram. Bir çiçeğin kokusu, kahvenin kokusu veya yağmurdan sonraki toprak kokusu da güzel koku olabilir. Parfüm ise belirli bir ürün ve koku hazırlama geleneğini ifade ediyor.

Dolayısıyla dil planlamasında yalnızca kelimenin yabancı kökenine bakmak yerine, o kelimenin toplumda kazandığı anlamı da dikkate almak gerekiyor.

Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımı Neden Tek Bir Kalıba Sığmaz?

Bu başlıkta özellikle dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum. Parfüm konusu bazen “erkekler mantıkla, kadınlar duyguyla yaklaşır” gibi klişelere bağlanıyor. Böyle bir ayrım bilimsel bir gerçekmiş gibi sunulursa tartışmanın kalitesi düşer.

Yine de farklı yaklaşım biçimlerini konuşacaksak, bunu cinsiyetlerin değişmez özellikleri olarak değil, toplumsal deneyimler ve bireysel tercihler üzerinden ele almak daha doğru.

Örneğin bazı erkek kullanıcılar parfüme oldukça stratejik yaklaşabiliyor: Kalıcılık ne kadar? Hangi mevsimde daha iyi performans gösteriyor? İş ortamında rahatsız edici olur mu? Fiyatına değer mi? Bir koku kaç fıs kullanılmalı? Bunlar çözüm ve performans odaklı sorular.

Bazı kadın kullanıcılar ise parfümü daha çok anılar, ilişkiler ve sosyal bağlam üzerinden değerlendirebiliyor: Bu koku bana kimi hatırlatıyor? Partnerim bu kokuyu seviyor mu? Bir arkadaşımın kullandığı kokuyla anım var mı? Bir kokunun kişisel kimliğimle ilişkisi nasıl?
 
Üst